Havacılık

Schiphol Kazası

tk31029 Şubat 2009 tarihinde Türk Hava Yollarına ait , İstanbul-Amsterdam seferini yapan Boeing 737-800 tipi JGE kuyruk adlı TEKİRDAĞ uçağı Schiphol Havaalanı’na inişine saniyeler kala düştü. 135 yolcu taşıyan TK-195 sefer sayılı uçak pist dışına çıkarak üçe bölündü. 127 yolcu ve 7 mürettebat taşıyan uçak,  maalesef 3’ü pilot 9 kişiye mezar oldu. Kazada 6’sı ağır 84 kişide yaralandı.

Uçak,  08:22’de İstanbul Atatürk Havaalanından Amsterdam’a hareket etti. Deneyimli pilotumuz Hasan Tahsin ARISAN yolcularına sorunsuz bir uçuş yaşattıktan sonra Türkiye saatiyle 11:30’da,  Amsterdam Schipol Havaalanı’na iniş yapacağı sırada sorun yaşadı ve kuleden acil iniş istedi. 5 numaralı piste ulaşmaya çalışan tecrübeli pilot A-9 otoyolunun hemen yanında bulunan pistin başına 500 metre kala inişe geçti ve tarlada kuyruk kısmından yere çarptı. Üç parçaya ayrılan uçakta şans eseri yangın çıkmadı.

Uçakta bulunan 118’i ekonomi, 8’i business yolcusu olan 127 yolcunun büyük bir kısmı kırılan ve açılan 8 kapıdan dışarı çıktı. Tarlanın sürülmüş ve ıslak toprak olması nedeniyle görevlilerin kaza yerine gelişi gecikti. Uzman sağlık görevlilerinin ve 100’e yakın ambulansın gecikmeli olarak olsa da kaza yerine ulaşmalarına rağmen 6 yolcu ve 3 pilot olay yerinde ve kaldırıldıkları hastanede hayatlarını kaybetti. Kazadan kısa süre sonra uçağın kara kutusu bulunarak,  incelenmek üzere Paris’e gönderildi.

THY Genel Müdürü Temel KOTİL talihsiz kazadan sonra uçağın pilotunun tecrübesinden ve başarılarından bahsederek ‘’ Uçağın pilotu Hasan Tahsin bey çok başarılı olmuştur. 1975 Hava Harp Okulu mezunudur. Can kaybının olmamasında çok önemli rolü vardır.’’ açıklamasını yaptı.

Düşen uçakta bulunan yolculardan biri kaza sırasında ilk olarak uçağın kuyruk tarafının yere çarptığını belirterek, inişe çok az bir süre kala uçağın aniden irtifa kaybettiğini ve pilotun uçağın motorlarına tam gaz verdiğini hissettiklerini, ardından sert bir darbe olduğunu ve kendilerini tarlada bulduklarını anlattı.

9 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan felaket neden meydana gelmişti. Tabi herzaman olduğu gibi, ikinci pilotun uçağı kullanmasından dolayı pilotaj hatası denildi. Daha sonra Tekirdağ uçağının iki gün önce teknik bir arıza sebebiyle pist başından geri döndüğünü ve bu nedenle uçağın  düştüğü idea edildi.

Kazadan sonra Hollandalı yetkililerin hazırladığı ön raporda motora kuş girdiği, yakıtın bittiği, motorlardan birinin gövdeden koparak düştüğü gibi kazanına oluş nedenlerine yenileri eklendi. TALPA, Schipol hava trafik görevlilerinin 2 dakika önce iniş yapan bir Amerikan uçağının hemen arkasından Tekirdağ uçağının inişine izin vererek, THY uçağının wake turbülance, vortex içine girmesine sebep olduklarını, Hollanda makamlarının kule hatasını örtmek için ayrıntılı bilgi vermekten  kaçındığını ileri sürdüler. Uzmanlar ise olayın vortex’e bağlı olması yorumuna karşı çıkarak, böyle bişey olsaydı uçağın kanat üstüne düşmüş olması gerektiğini açıkladılar.

Kazanın meydana geliş şekli ise; uçuş yaklaşmaya kadar sorunsuz devam etti. Uçak yaklaşmasına normal girmişti. Kule frekansına geçilmiş, konuşmaları Öğretmen Kaptan Pilot yapıyordu. Uçak piste oto pilot ile yaklaşıyordu. Uçakta altimetre arızası vardı. Sol tarafta oturan kaptan pilotun önündeki radar altimetre (radardan bilgi alarak çalışan yükseklik göstergesi), uçak gerçekte 1950 feet yani 594 metrede olmasına rağmen, teknik arıza nedeniyle ‘eksi 8 feet’ yani deniz seviyesinin 2.43 metre altında okudu (Schiphol Havalimanı’nın inilen 18 sağ pisti, deniz seviyesinden aşağıda. Pist, deniz seviyesinden eksi 8 feet yani eksi 2 metre 43 santimetre aşağıda. (Pilotlar yaklaşmalarını bu duruma göre ayarlayarak gerçekleştiriliyor.)

Solda oturan kaptan pilotun önündeki radar altimetreden aldığı bilgilere göre hareket eden oto pilot, bu yüksekliğe (2.43 metre) göre, uçağın o an teker koyup ineceğini zannetti. Hemen gaz kesildi. Otopilota bağlı çalışan ‘Auto Throttle’ sistemi, uçağın indiğini ‘sandığı’ için, sürati düşürmek amacıyla motor devirlerini azaltarak, minimum duruma getirdi. Uçağın hızı aniden kesildi ve hızla irtifa kaybedilmeye başlandı. Sürat, saatte 260 kilometre (piste yaklaşma hızı) olması gerekirken 175 kilometre/saate (inildiğinde olması gereken hız) düştü.  Uçak havada tutunamadı, ’stall’ oldu, yani süratsiz kaldı. Bu anda arızayı anlayan pilotlar;  hemen gaz kollarını maksimuma getirerek, uçağı kurtarmak ve sürat kazandırmak istediler.                                                                    Ancak irtifa çok düşüktü ve motorların tam güç kazanması zaman aldığı için, uçak tekrar havada tutunmayı başaramadı. Gövde önce kuyruktan vurdu ve sonra ön kısım sürüklenerek yere oturdu. Uçakta en fazla hasar kokpit ve business sınıfının olduğu ön bölümde meydana geldi. Pilotlar vuruş anında can verdiler. VE YETERLİ YAKIT VARDI…

İlkyardım ekipleri kokpite baktıklarında, üç pilotun hayatını kaybettiği görüldü. Raporda kokpit kapısının açık olduğu da açıklandı. Kaza sırasında kapının darbeden açılmış olabileceği, ya da iniş sırasında açık tutulmuş olabileceği tartışılıyor. Bu tür radar altimetre arızalarının başka uçaklarda da görüldüğü ancak uçağın iki radar altimetresi olduğu ve bunların zaman zaman mukayese edilmesi gerektiği vurgulandı. Çarpış anından sonra motorların 250 metre ileriye sürüklendiği, sürükleniş anında bile motorların döndüğü belirtildi. Ayrıca bu kazadan sonra SHGM; Boeing 737 tipi yolcu uçakları için servis bülteni yayınlayarak, altimetrelerinin kontrol edilmesi gerektiğini tüm 737 operatör şirketlerine duyurdu.161747

Geçtiğimiz günlerde kazanın raporu açıklandı ve Boeing %80 suçlu bulundu.

Yorum Yaz